YAYINCININ NOTU
 

Bırakın, Moda İskelesi
ve diğerleri özgür kalsın



Büyükşehir Belediyesi'ne ait lokanta, kasır ve kafelere 1994 yerel seçimlerinden (RP ağırlıklı olarak belediyeleri kazanmıştı) sonra getirilen içki yasağı halen sürüyor. Bizim yakada Büyükçamlıca, Küçükçamlıca, Hidiv Kasrı, Dilruba, karşı yakada ise Malta Köşkü, Sarı Köşk, Pembe Köşk ve daha birçok yer hemen aklımıza geliyor. Bunlara en son İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı BELTUR A.Ş.’ye devredilen Moda İskelesi de eklendi. Bu durum aynı zamanda Kadıköy’de yeni bir sürecin başlamasına da neden oldu. Artık Modalılar her zaman yaptıkları gibi (Yıllardır içki servisi yapılıyordu) İskelede oturup mehtaba karşı içkilerini yudumlayamayacak.
Dikkat edilirse yasak uygulanan tüm işletmeler turistik ve eşsiz manzaraları, tarihi özellikleri ile ilgi çekiyor. Yine bilindiği gibi bu yerlerin büyük bölümünü 1994'ten önce TURİNG restore etmiş ve işletmişti. Benzeri tüm yerlerde olduğu gibi içki servisi de yapılıyordu. Bu son derece sıradan ve hiç de abartılacak bir durum değil.
Şimdiye kadar yazdıklarımızdan içkiyi savunuyoruz gibi bir sonuç çıkarılmasın, inançları gereği ya da başka nedenlerle içmeyenlere saygı duymanın ötesinde kimsenin söyleyecek sözü olamaz. Aynı şekilde içmemek ne kadar doğalsa içmek de o kadar doğal. İçkinin zararlarından bahsedebilirsiniz. Ama aynı şekilde içmenin bir keyif, bir kültür olduğunu savunanlar da çıkacaktır. Elbette fazlası zarar. Kötü sonuçlar getiriyor. Ama neyin fazlası zarar değil ki.... Örneğin çok fazla, olur olmaz yemeyi alışkanlık haline getirirseniz obez olursunuz. Vücudunuzu gereğinden fazla zorlarsanız sakatlanırsınız. Toplumsal gerçeklerle çelişen aşırı düşüncelere saplanırsanız savrulursunuz. Aşırı kıskançlık, korku ve panik, psikolojik hastalıklara neden olur...
Yukarda bahsettiğimiz yerleri işleten BELTUR ve yetkililer "Bu bir tercihtir" diye durumu geçiştiremezler. Türkiye Cumhuriyeti'nin 80 yıllık gelenekleri biliniyor. Kör-topal ama ciddi demokratikleşme süreci yaşanıyor, uygar dünyayla bütünleşmeye çalışıyoruz. Üstelik ülkenin lokomotifi olan bir kentinde yaşıyoruz. İstanbul aynı zamanda bir dünya şehri. Siz burada kentin ortak malı olan seçkin lokantalara içki yasağı koyuyorsunuz. Kusura bakmayın ama öncelikle belediyelerin buna hakkı olmamalı. "Böyle olmasını talep eden vatandaşlar var" savunması hiç gerekçe olamaz. Belediyeyi yönetenler şu ya da bu partiden seçilebilirler ama seçildikten sonra tüm vatandaşların ve kentin temsilcisi konumundadır. Yine tarafsız biçimde tüm yurttaşlara (içki içsin ya da içmesin) hizmet etmek durumundadır. Bunun tersi dayatmacı, baskıcı ve antidemokratik bir tutum olur.
Modalılar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) iştiraki BELTUR A.Ş.’ye kiralanmasından sonra uygulanan içki yasağına karşı çıkıyor, yasağın kalkması için yaratıcı eylemler yapmayı sürdürüyorlar.
Yasağa ilk tepkiler 25 Temmuz 2008 cuma akşamı başladı ve her cuma sürüyor. Bağımsız ve kendiliğinden harekete geçen sakinler internet aracılığıyla yaptıkları çağrı sonucunda bir araya geldiler.
Yediden yetmişe Modalılar ve diğer bölgelerden gelen destekçiler, iskele önünde renkli görüntüler oluşturuyor. Değişik çevre ve siyasi eğilimdeki vatandaşlar, ortak noktalarının, “yasakçı, gerici ve özgürlüklere karşı bir zihniyeti temsil eden bu uygulamaya” karşı çıkmak olduğunu belirtiyorlar.

Salman ALTUNDAL
salmanaltundal@gmail.com


Geri - Back